Trakya Bölgesi

Edirne Kırkpınar Yağlı Güreşleri

Kırkpınar yağlı güreşleri, geleneksel olarak düzenlenen bir turnuvadır. Eski zamanlarda bu yörede bulunan halkı güreş müsabakalarına davet etmek için ise şehir ve köylerde bulunan kahvehane gibi toplu alanlara ”Kırmızı Dipli Mum” asılırdı. Bu şekilde halk yağlı güreş müsabakalarına çağırılırdı. Günümüzde halen devam eden bu turnuvaların başlangıcı her sene haziran ayının sonu ila temmuz ayının başına tekabül etmektedir. Yağlı güreş için güreşen kişilere pehlivan denmektedir. Pehlivanlar, 3 gün boyunca panayır alanında yağlı güreş yaparlar. Burası er meydanı olarak adlandırılır. Pehlivanlar, er meydanında güçlerini sergilerler. Bunun sonucunda her boyun, yani kategorinin, birinci, ikinci ve üçüncü pehlivanları belirlenir. Bu sıralama içerisinde en önemli olan başpehlivandır. Başpehlivan adlandırması Osmanlı’ya dayanan geleneksel bir adlandırmadır. Osmanlı Devleti zamanında ülkenin her yerinde yağlı güreş turnuvaları düzenlenirdi. Ancak bunlardan en önemli olanı Kırkpınar’da gerçekleşirdi ve burada ”baş” unvanını alan pehlivan, bir sonraki Kırkpınar yağlı güreşlerine kadar başpehlivan olarak anılırdı. Bu gelenek günümüzde de halen devam ettirilmektedir.

Kırkpınar Tarihçesi

Yağlı güreş tarihine bakacak olursak Türk toplumunda, Orhan Gazi‘nin Rumeli’yi ele geçirmek için düzenlediği seferler sırasında yaşanan olaylar sonrası Yunanistan’a dinlenmek için döndükleri esnada ortaya çıkmıştır. Yunanistan’da 40 erkek güreşe tutuşurlar. Bu güreş müsabakası saatlerce sürer en sonunda fark edilir ki buradaki iki kardeşin güreş tutması hala bitmemiştir. Çünkü ikisi arasında galip gelen olmamıştır. Bu olaydan sonra zaman geçer ve bir Hıdırellez günü, iki kardeş tekrardan güreşe tutuşurlar. Yine aynı olay gerçekleşir. Bütün gece boyunca güreş tutmalarına rağmen iki kardeşten birisi galip gelemez. Bütün gece boyunca mum ışığında güreşe tutuşan kardeşler buna dayanamaz ve orada hayatlarını kaybederler. Burada bir incir ağacının altına gömülen iki kardeş, bu yöreye ismini verecek olan bir olayı da başlatırlar. Kardeşleri incir ağacının altına gömen arkadaşları yıllar sonra o bölgeyi ziyaret ettiklerinde, iki pehlivan kardeşin mezarının olduğu yerde bir pınar görürler. Böylelikle o yörenin ismini ”Kırkpınar” olarak anarlar. Bu olaydan sonra ise Edirne’de bir güreşçiler tekkesi kurulmuştur ve her sene burada geleneksel olarak güreş müsabakaları düzenlenmiştir.

Kırkpınar Yağlı Güreşleri Nerede Yapılır?

Balkan Savaşları ve 1. Dünya Savaşı’nın ardından, Kırkpınar Yağlı Güreş turnuvaları Virantekke’de düzenlenirken, 1923 yılı sonrasında bir düzenlemeye gidilmiştir. Bu tarihten itibaren Kırkpınar Yağlı Güreş turnuvaları Edirne’nin Sarayiçi yöresinde yapılmaya başlanmıştır.

Yağlı Güreş Malzemeleri

Güreşçilerin vücuduna sürülen yağ, bu malzemelerin en başında gelir. Pehlivanların vücuduna yağ sürülmesinin nedeni güreş esnasında tutulup kavranmasını zorlaştırmaktır. Kıspet ise manda derisinden yapılan bir giysidir. Bel kısmının ölçüsü özel olarak ayarlanan bu kıyafetler yağlanır ve müsabaka sonunda zembil içine konur. Zembil ise pehlivanın güreşi bıraktığının bir sembolü olarak duvara asılır. Kırkpınar’a has melodiler çalan davul ve zurna da yağlı güreş malzemeleri arasında yer almaktadır. Müzisyenlerin güreşin gidişatına göre melodi ve ritimleri ayarlaması beklenmektedir. Bunun yanında pehlivanları tanıtan ve güreşi başlatan kişiler de bulunmaktadır. Bu kişiler ”Cazgır” ya da ”Salavatçı” olarak adlandırılmaktadır. Cazgırlar, eşleştirildikleri pehlivanın ismini ve hünerlerini belirlemiş olduğu uygun mısra ve dualarla seyircilere takdim etmektedir. Son olarak ise Kırkpınar başpehlivanına verilen, bir nevi en büyük ödül olarak adlandırılan ”Altın Kemer” bulunmaktadır. Altın Kemer günümüzde belediye tarafından yapılmaktadır. Altın Kemere sahip olan pehlivan 1 yıl boyunca bu kemeri elinde bulundurur. Eğer ki üç yıl ard arda başpehlivan olarak müsabakalardan ayrılırsa Altın Kemer’in tamamen sahibi olmaktadır.

Similar Posts